30 Mart 2017 Perşembe

Sabahattin Haskan - Metin'e Top Vurdurmayan Adam

Birkaç yıl önce İzmir'de, bir zamanlar Karşıyaka ve Göztepe'de oynamış Sümer Çulha ile sohbet ediyordum. Söz bir ara İzmir'in yetiştirdiği iyi futbolculardan açılınca, "Ödemişli Sabahattin Türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi futbolculardandı," demişti. Daha sonra, milli takım adaylarının yaptığı bir hazırlık maçı fotoğrafında Sabahattin ismine de rastlayınca merakım iyice arttı. Ne var ki, bilgi fakiri bir ülke olduğumuzdan Google'da Sabahattin Haskan yazınca çıkan sonuçlar birkaç maç kadrosundan ibaretti. Günün birinde, merhum futbolcunun torunu Murat Çabaser benimle irtibata geçince, onun ismi üzerindeki sis perdesi büyük ölçüde kalktı. Sabahattin Haskan hatıralarını veya hayat hikâyesinin önemli anlarını yazmamıştı ama futbolculuk yıllarına ait fotoğrafları bir albümde saklamış, çoğunun altına isimleri ve tarihleri not etmişti. Bu bile memleketimizde fazla rastlanmayan bir kayıt tutma örneğiydi. Fotoğrafların dışında kendisi hakkında çıkan haberleri içeren bazı gazete kupürleri de vardı albümde. Böylece bu albüm ve torununun bana anlattıkları sayesinde yaşamının ana hatları ortaya çıkmıştı.


Sabahattin Haskan 1926'de Ödemiş'te dünyaya gelmiş. Nitekim "Ödemişli Sabahattin" lakabı da doğup büyüdüğü memleketinden kaynaklanıyor. Futbola da 15 yaşında Ödemiş Gençlik kulübünde başlamış. O günlerinden bir röportajında şöyle bahsetmiş: "Memleketim olan Ödemiş'te daha küçük yaştan itibaren meşin topun cazibesine kapıldım. Futbolda bugünkü durumuma ulaşmama çok hizmetleri dokunan Bekir Gürkan, eski milli Şevki Altuğ, Baki Marmara, Muzaffer Gönen ağabeylerimi şükranla anarım. Ödemiş Gençlik kulübünde senelerce oynadım."1

Albümün ilk sayfası
Ödemiş Gençlik takımında
oynarken (sağda) bir arkadaşıyla.
                  (Öz Fenerbahçe dergisi)

Sabahattin Haskan Gelibolu'da askerliğini yaptıktan sonra, 1949 yılında "Ege'de sivrilen her futbolcu gibi" Altay'a transfer olmuş.2 1949-50 sezonunda, 23 yaşındayken Altay'a katılan genç Sabahattin Altay formasıyla ilk kez Ordu karmasına karşı oynamış: "Spor hayatımda unutamadığım çok maçlarım vardır, fakat Alsancak sahasında oynadığım ve 2-1 kazandığımız ilk Altay- Ordu karması maçında duyduğum heyecanı unutamam."3 Böylece, Bayram Dinsel, Adil Tügel, Edwin Clark gibi tecrübeli isimlerin yer aldığı kadroda kendine hemen yer bulan genç Sabahattin, İzmir Liginin yanı sıra Milli Küme maçlarında oynamış. 1950-51 sezonunda siyah-beyazlı formayla İzmir Ligi şampiyonluğunu yaşamış.


Altay'ın 1950-51 kadrosu. Kaleci Kazım ve Ziya'nın olduğu kısım zamanın tahribatına dayanamayıp kopmuş. Diğer
oyuncular soldan sağa şöyle sıralanmış: Adil Tügel, Nejat, Şükrü, Edwin Clark, Fehmi Has, Metin, Cemil Sunlu,
Bayram Dinsel, Sabahattin Haskan.

O yılların bütün dünyada hakim olan WM oyun sisteminde santrhaf olarak mücadele eden Sabahattin Haskan Altay'da üç sezon geçirdikten sonra 1952-53 sezonundan itibaren İzmir Demirspor takımında forma giymeye başlamış. En verimli olduğu yaşlarda, İzmir'in en iddialı takımından orta sıralarda yer alan iddiasız bir takıma transfer olmasında geçim kaygısının etkili olduğunu düşünüyoruz. Profesyonelliğin henüz başlamadığı o yıllarda, futbolcular geçinmek için başka işlerde çalışmak ya da bir kurumun kadrosuna girip çalışır görünmek zorundaydı. Devlet Demir Yollarının bulunduğu hemen her bölgede kurulan Demirspor kulüpleri bu bakımdan sporcular için iyi bir fırsattı. Nitekim Sabahattin Haskan da bir yandan İzmir Demirspor'da top oynarken diğer yandan Devlet Demir Yolları'nda telgraf şefi olarak çalışmış.


İzmir Demirspor. Sabahattin alt sıra sol başta. 

Sabahattin'in kadrosuna katılmasıyla birlikte Demirspor, İzmir Liginde iddialı bir konuma da gelmiş ve bir ara lig üçüncülüğüne yükselmiş. Santrhaf olarak kendi mevkisinde başarılı olmasının yanı sıra sert şutlarıyla da dikkat çekmiş. Takımının penaltı ve frikik atışlarını çoğunlukla o kullanmış ve yüksek gol isabetine ulaşmış. Futbol hayatının bu en verimli döneminde İzmir Karmasına da sürekli seçilmiş. Söz karma maçlarından açılmışken, Sabahattin Haskan'ın unutamadığı anlardan birinin 1956 Şubat'ında İzmir'de iki maç yapan Macaristan milli takımına karşı forma giymesi olduğunu düşünüyoruz. Peşte Karması adıyla sahaya çıkan efsanevi Macar takımına karşı o maçlardan birinde kaleci olarak oynayan Altan Santepe'nin anılarında Sabahattin de yer alıyor: "Akın kalede ve bir çığ gibi gelen Macarların on beşinci saniyede başlayan gollerinden bunalmış, devrin en iyi santrhaflarından Demirsporlu Sabahattin'e bağırıyor. 'Kardeşim tutsana şu herifleri!' Sabahattin'in cevabıysa şöyle: 'Yorma kendini Akın, seyret bir şeyler öğren. Nasıl olsa istedikleri kadar atacaklar.'  ... Güstav Sebes'in paha biçilmez elmaslarla süslü saatini İngilizler de ne Wembley'de ve ne de Nepp Stadında durduramamışlardı o zaman."4

8 Şubat 1956'da oynanan İzmir Karması - Peşte Karması maçı. Soldan sağa kaleci Akın Barhan, Sedat, Puşkaş, Fikret
ve Sabahattin Haskan görülüyor. Maçı Macarlar 8-1 kazanmış.
                                                                                                                                                                                    (Milliyet)
İzmir karması bir antrenmanda. Ayaktakiler (soldan sağa): Nebil, Cevat Gök, Adnan Süvari, ?, İbrahim Yegül, Fikret Özırs,
Bayram Dinsel. Oturanlar (soldan sağa): Memduh Gezer, Tahir Topaloğlu, Sabahattin Haskan.
1952'de geldiği İzmir Demirspor'da tam yedi sezon forma giymiş Sabahattin Haskan. Bu dönemde İzmir karmasında yer alması dışında en dikkat çekici başarısı 1954 ve 1955 yıllarında milli takımın yapacağı maçlar için aday kadroya çağrılması olmuş. Çeşitli hazırlık karşılaşmalarında oynamasına rağmen, o  yıllardaki bariz İstanbul hakimiyeti nedeniyle milli maçlarda yer alamamış.

Milli takım aday kadrosu 1955'te bir hazırlık maçında. Ayaktakiler (soldan sağa): Mustafa Ertan, Yüksel Gündüz,
Orhan Erkmen, Coşkun Dağlıoğlu, Mehmet Ekerbiçer, Turgay Şeren. Oturanlar: Sabahattin Haskan,
Lefter Küçükandonyadis, Nazmi Bilge, Naci Erdem, Recep Adanır.

Sabahattin Haskan İzmir'in lacivert-mavili ekibi Demirspor'da oynadığı süre içinde spor basınının tabiriyle takımın "temel direği" olmuş. İlerleyen yaşına rağmen istikrarlı biçimde başarıyla futbol oynamaya devam etmiş. İzmir gazetelerinde hakkında çıkan yazılar bunu bariz biçimde ortaya koyuyor. Mesela İzmir spor basınının tanınmış isimlerinden Çetin Esen Kaftan 1957-58 sezonu öncesi takımların durumunu analiz ederken onun için şu satırları yazmış: "Ben Demirspor'un tek ve büyük kozu Sabahattin'i göstereceğim. Sabahattin'in form durumuyla Demirspor iyi veya kötü günler geçirecektir. Evet, futbol cemî bir oyundur ama diğerleri vasata yaklaşırken vereceği fayda Sabahattin'le kıyaslanamaz. Böylece takımın mukadderatı bu futbolcunun omuzlarındadır."


"Beş Ödemişli Cavit, Selçuk (üstte),
Sabahattin, rahmetli kaleci Avni ve İzzet
Demirspor formasıyla."

Sabahattin Haskan’ın en verimli dönemine  o günlerde çıktığı anlaşılıyor; zira 1958 yılında hem İzmir Spor Yazarları Derneği tarafından, hem de Sabah Postası gazetesi okurlarının oylarıyla İzmir’de yılın sporcusu seçilmiş. O senelerde çoğu futbolcunun 30 yaşına gelince futbolu bıraktığı düşünüldüğünde, ödül aldığı tarihte 32 yaşında olması, onun bu başarısını daha da dikkat çekici kılıyor. 

1958'de yılın sporcusu seçilen Sabahattin Haskan'a ödülünü Futbol Federasyonu başkanı Orhan Şeref Apak veriyor.

İzmirli gazeteci Yaman Gürkaynak da onun futbolculuk meziyetlerini şöyle sıralamış: “Bir futbolcu ki, her şeyden önce takımı için oynuyor.. oynadığı oyunun bütün inceliklerine vakıf, her mevkide oynuyor.. Bir futbolcu ki, oyununu maçın seyrine göre değiştirebiliyor.. takım arkadaşlarının bütünü dahi bozuk oynasa temposunu, asabını bozmuyor.. Ve nihayet bir futbolcu ki, centilmenliği her şeyin üzerinde tutuyor ve diğer oyunculara bu cepheden daima örnek oluyor. .. Hele o futbolcunun oyunu istikrarlı, bilgisi yüksekse, tereddütsüz büyük futbolcudur.”5

Bir Demirspor-İzmirspor maçı.

İlerleyen yaşına rağmen Altay ve Göztepe’nin transfer etmek istediği Sabahattin, Demirspor’da oynamaya devam ettiği gibi, kulüple ilgili işlerde sorumluluk aldığı da şu gazete haberinden anlaşılıyor: “Transfer ayının en hararetli günlerinden biriydi. Demirspor'un temel direği denilen Sabahattin bölge civarında görülünce orada bulunanları bir meraktır aldı. Yoksa Sabahattin transfer mi edecekti? ... Sadece Demirspor'un alacağı bir futbolcunun muamelesini takibe gelmişti. Kendisi Demirspor'un transfer komitesindeydi bile.”





Ödemişli Sabahattin'i futbol hayatının son döneminde, Karşıyaka formasıyla Milli Ligde mücadele ederken görüyoruz. 1959-60 sezonunda, yani Milli Ligin ikinci sezonunda yeşil-kırmızı renklere katılmış. İleri yaşına rağmen gerçekleşen bu transferde, yerel düzeyden ulusal düzeye yükselen rekabette Karşıyaka kulübünün Sabahattin gibi tecrübeli bir isme ihtiyaç duymasının etkili olduğunu düşünüyoruz. Nitekim Baba Rafet'in futbolu bırakmasından sonra takım kaptanlığını da üstlenmiş.

Sabahattin Haskan Karşıyaka takımının başında,
5 Şubat 1961'de 3-0 kazanılan Şekerspor maçına
çıkıyor. Arkasında yirmili yaşlarda hayatını
kaybeden kaleci Muhip Çağlıdil ve
Ogün Altıparmak görülüyor.

Günümüzde "Süper Lig" adını taşıyan Milli Ligde Karşıyaka'nın en başarılı olduğu yıl 1961-62 sezonudur. Yeşil-kırmızılı ekip bu sezonda Galatasaray ve Beşiktaş'ı ikişer maçta, Fenerbahçe'yi de İzmir'de yenme başarısını gösterip ligi beşinci sırada tamamlamış. Sabahattin Haskan da frikikten attığı gollerle bu başarıda pay sahibi olmuş. O dönemin oyuncularından Kemal Canıvar, İstanbul'da 2-1 kazanılan Galatasaray maçında Sabahattin'in attığı golü şöyle anlatıyor: "Galatasaray'ın vuruşuyla maç başlamış, ilk dakikalarda kalemizi ablukaya almışlardı. Vural'ın ufak boyuyla daha çok yükselerek Metin Oktay'ı oyundan düşürmesi bizleri cesaretlendirmiş, karşı ataklarımızda etkili olmaya başlamıştık. Kaleye uzak bir yerden frikik atışı kazanmıştık. Bulut ani bir hareketle Galatasaray barajının arasına girerek ayaklarını iki yana açması, Sabahattin'in müthiş şutuyla Bulut'un ayaklarının arasından geçen top filelere giderken, zamanın büyük kalecisi Turgay Şeren yerinden kıpırdayamamıştı."6

Karşıyaka'nın 8 Nisan 1962'de Galatasaray'ı 1-0 yenen kadrosu. Ayaktakiler (soldan sağa): Akın Barhan, Sabahattin Haskan,
Zeki Şensan, Ahmet Tuna Kozan, Mustafa Aksoy, Vural Olşen. Oturanlar (soldan sağa): Ogün Altıparmak,
Necati Özyıldırım, Enver Özdemir, Bulut Ataerk, Arif Dökel.
Karşıyaka'da beş sezon geçiren Sabahattin Haskan 1962-63 sezonunda  futbolu bıraktığında 37 yaşındaydı. Onun futbolculuk vasıflarını, yazının başında bir kısmını aktardığımız Karşıyakalı takım arkadaşı Sümer Çulha'nın sözleriyle noktalayalım: "Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi futbolculardandı. İzmir futbolunun en büyüklerindendir. Santrhaf oynardı ama ben böyle futbolcu görmedim. Nereye koyarsan oynardı.  Boyu 1.78 olmasına rağmen Metin’in en iyi zamanlarında, ona top vurdurmazdı. Metin iki hamlede topa kafa vururdu. Önce havaya sıçrar, sonra kafa vururdu. Sabahattin onun başından top alırdı, çok akıllı futbolcuydu."

Karşıyaka'nın üç tecrübeli futbolcusu Sabahattin,
Baba Rafet ve Baba Cevat, 19 Mayıs 1960'ta
Konya'da.

Oynamayı bıraktıktan sonra da futboldan hemen kopamamış Sabahattin Haskan. 60'lı yılların ikinci yarısında Manisa Mensucat takımına antrenörlük yapmış. Fakat küçük kızının yaşadığı kalp sorunu yüzünden bir süre sonra bütün çabasını ve birikimini onun iyileşmesine harcamış. Belki kızının talihsiz hastalığının verdiği üzüntü sonucu, hayatının büyük bölümünü geçirdiği tren rayları onu genç sayılabilecek bir yaşta dünyadan kopardı. Bir gece evine dönmek için trene binmek isterken dengesini kaybedip raylara düştü ve 17 Ekim 1979'da  son nefesini verdi.

                                                                                                    (Ege Ekspres)





Altay'ın 1950 yılına ait bir kadrosu. Ayaktakiler (soldan sağa): Ferit, Edwin Klark, İlyas, Nejat, "İnce" Mehmet Erlertürk.
Oturanlar: "Ligali" Şükrü, Adil Tügel, Cemil Sunlu, "Kova" Osman, Sabahattin Haskan, "Sarhoş" Selahattin Terzioğlu.
        





1940'lar ve 50'lilerde birçok Ege takımı çeşitli Yunan adalarına dostluk maçları yapmaya giderken iyi futbolculardan bir ikisini takviye olarak kadrosuna katardı. Fotoğraf 1954 yılında Rodos adasına giden ve Rodos karmasını 2-1 yenen
Aydın Esnafspor takımını gösteriyor. Bu maçta forma giyen Sabahattin Haskan sağ baştan ikinci sırada. 





27 Kasım 1958, İzmir Karması oyuncuları
Ertan, Akın Barhan ve Sabahattin Haskan
bir antrenmandan önce bir arada.



1966'da antrenörlüğünü yaptığı Manisa Mensucatspor takımı.










                                         


1   Türkiye Spor, 10 Mart 1955
2   Yaman Gürkaynak, Yeni Asır, 8 Ekim 1958
3   Türkiye Spor, 10 Mart 1955
4   Yeni Asır, 22.12.1972
5   Yeni Asır 8 Ekim 1958
6   www.kafsinkaf.org 


Yardımlarından ötürü merhum Sabahattin Haskan'ın torunu Murat Çabaser'e teşekkür ederim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder